Ne Aramıştın?

Yeme, içme, gezme, görme, gülme, annelik, babalık, çocukluk, sanat, çizme, boyama, müzik, tiyatro, film..

Saturday, October 6, 2012

Teşekküre Gerek Var

25 Ağustos'ta yazmaya başlamışım. Öyle gülelim eğlenelim diye. İyi de etmişim galiba yorumlar, efenime söyleyim tepkiler falan. Beklemiyordum açıkcası. Benim külüstürik hayatımdan ne olacak biz bize okuruz iste diye.

Güney Afrika'dan okuyanlar var diyorum sana hangi biz bize? Afrikada üç ülke say desem mal mal bakarsın. Hele bir de üşenmeyip yazdıklarımı bildiğim yedi dile bir çevirebilsem o hoo alır yürürüm valla. Ana dilim gibi ingilizce, almanca, fransızca, italyano, boncorno, frappacino, arigato ve hatta flamenko..

Eğitim bende, kültür bende. Avrupa görmüş, Filipinler'de tatil yapmış insanım. İsviçrede kayak, Kızıldeniz'de dalış yapıp, Meksika'da adam öldürmüşlüğüm var. Araba plakalarını ezbere bilirim 63 Urfa, 17 Çanakkale, 51 Niğde. Ne bileyim başkentleri bilirim Almanya'nın başkenti Münşın, Amerika'nın başkenti vaşington, İngilterenin başkenti kraliçe elizabet.

Edebiyat desen o da bende. Rahmetli Maeve Binchy'nin tüm klasikleri, sudoku 1-2-3, bebeyi ne yapsakta millete dudak ısırtacak şekilde büyütsek kitapları.

Sanat. Bebeden önce çok gittik tiyatro, gösteri, konser, müzikal. Şimdi kendi hayatımız bir oyun, film, dizi. İnstagramda fotoğrafçı, tiwitte filozof, pinterestte sanat takipçisiyiz. Son kurukafa eserimi anlatmama gerek yok sanırım. Kocam ayakta alkışladı. O derece.

Japonya, Avustralya, Mısır, Bulgaristan bak tek tek saydırma bana şimdi okuyucuları. Ben şahsım adına vay anasını o ne lan? dedim. Koştum anneme sevinçten sarılıp ağladım, tam sekiz tane bira içtim anca kendime geldim.

Yeri geldi varoş olduk. Ticaret lisesi tecrübemle kroluktada birinciyim. Hepinizin konuşmasını bozdum bi kere. Neabion la? diye başladık, sululuk ve küfürle devam ettik. Gidişata bakılırsa böyle de devam edicem çünkü hormonel sorunlarım var.

Yazarken böyle de yakından görsen haza beyefendiyim. Yavaş yavaş normale döndüğümü bile söyleyenler var.

Herkes birinci senesinde falan teşekkür ediyor ya da kutluyor kendini. Ben o kadar bekleyemeyecem. Yarın ne olur bilinmez. Belki ünlü olurum hiç birinizi tanımam falan o yüzden şimdiden teşekkür edeyim hepinize.

Sağolun olm. Şu Osman abi zamanlarımda gülüp eğleniyoruz iste. Takip ediliyor olmakta güzel bir şeymiş.

Şimdiye kadar toplamda 20bin küsür görüntülenme oranıyla zoiplanet hepinize teşekkür eder ve iyi bir hafta sonu diler.

Saygılar efenim..

mobil hareketler
Location:Çakal Karlos

Friday, October 5, 2012

Diy İliskiler Uzmanı

Dün hamaratlığım tuttu, kıvır, çevir, yıka, yerleştir, pişir, doyur, çiz, kes, dik. Ayol bildiğin hanım olmuşum haberim yok. Dur bir anlatayım da övüneyim, rahatlayayım. Alkışlatayım kendimi, egom tavan görsün, koyayım instagrama iki foto, alem layk sayısı görün.

Sabah kalktım bebenin kahvaltısını hazırladım. Yemedi eşoleşeğin pırlantası hepsini döktüm. İyi aç aç gez o zaman diye saldım bunu oyuna. Güzel bir karatay kahvaltısı hazırladım, kankamla yedik. Islattığım nohutları haşladım, bebeye çorba yaptım, nohut köfte için kolları sıvadım. Bu arada bebe viyaklıyo karnı aç tabi. Sütmüş, yoğurtmuş ne varsa tıktım ağzına hiç hayır demedi. Bayıldı uyudu sonra. O arada banyosuyu'nun biloonda gördüğüm projeyi taktım kafaya. Oturdum kurukafa çizdim. Üç makina çamaşır yıkadım, kuruyanları yerleştirdim, yerleri süpürdüm, sildim.

Yemeğim pişince süpriz misafir geldi. Oh kaynanaları seviyormuş diye yedik yemekleri. Bebe uyandı, oyunlar, masallar. Verdim eline bir dilim kavun, oturttum mama sandalyesine. Yapış yapış oldu ama pek keyif aldı. Ben de bu arada mutfak yerleştir, yoğurt mayala, akşam oldu bebeyi yıka, doyur, uyut. Çizdiğin kurukafayı kes, biç zart zurt.

Bak şimdi anlatınca hiçbir şey yapmamışım gibi geldi. Valla tüm gün totom yer görmedi. Genelde bebeyi savsaklar, uyuyunca bira içmeye çıkar, aman ne yemek yapacam deyip kebapçıyı ararım. "Diy" olaylarını da uzaktan ağzım sulanarak izlerim. Ben bir başlarsam hepsinden alasını yaparım diye avuturum kendimi. Ananemin ruhumu kaçtı içime n'olduysa.

Şu tişörte kuru kafa olayını bitirmeye çalışıyorum akşam. Çıkardım iğne ipliği. Kanka bana bakıyo tip tip. Ne var olm ne bakıyorsun dedim, içeri gitti 5 yıldır biriktirdiği yırtık sökük neyi varsa topladı getirdi. E hadi benim şunları da dik! Lan ben diy yapıyorum olum ev işi yapmıyorum cahil adam!. İyice annesi, teyzesi sandı beni. Oldu burada tüm yaratıcı zekamla (!) almışım elime iğneyi, senin yırtık donunu dikeyim, hevesim orda can versin!.

Sizinle lafa daldım, saat oldu 13, kahvaltı edemedim. İzninizle pörsümüş domates ve yumuşamış salatalıklarımı kemireyim.

Hepinize hayırlı cumalar diler, iğneli iplikli yaratıcı zart zurtlar yapmanızı tavsiye ederim. Ay ben çalışan kadınım şekerim yapamam öyle şeyler diyorsan sipariş için mail adresimi biliyorsun. Ne alırsan 39.99.- a öpüyorum hepinizi..


mobil hareketler
Location:Ev

Wednesday, October 3, 2012

Güncel II

Sabah dolaptan birşey alıcam o da ne! Yeşile çalan bir kurtçuk yukarılara doğru tırmanıyor. O ne ya? Kurtlandık mı? Evde kelebekler neyim uçuşuyor ama ben onları baharın habercisi falan diye şey etmiyordum. Meğer erzak dolabının içinde bir oluşum, bir discovery hayatı, bir canlı orgazmik kabile varmış.

Bebeyi sırtımdan attığım gibi elime bezi alıp giriştim dolaba. Kapağı açmamla tüm haşere dünyası tepeme yıkıldı. Millet evindeki karıncadan şikayet ederken hava atıyordum "aman efenim bizde hiç yok, ev tertemiz, zaten yeni bina mehmehmehhhh, karınca pisliğe gelir tabi, ay sizde azıcık temiz olun ayol" falan diye. Meğer kendim bokun içinde yaşıyormuşum haberim yok. Ay bak hala kaşınıyorum.

Neyse hallettik, sildik, süpürdük. Bu arada erzak dolabından da bir habermişim. On kilo kırmızı mercimek çıktı evden. Savaş çıksa bendeki pirinç ve makarnayla apartman doyar. Erzak dolabı değil sığınak anasını satiim. Mevcut köftelik bulguru satsam zengin olurum. Mısır ununda da iddalıyım. O kelebenkler ağzı açık pudra şekeri ve kuru üzüm kaplarında yaşamış yıllarca. Evet evet yıllarca. Çünkü hepsinin son kullanma tarihi 2010 falan.

Annem "ay en iyisini aldım" diye beş kilo neyim nohut getirdiydi. Kendimden beklenmeyecek bir performansla bir kilosunu suya attım. Hani diyorlar ya "nohutu geceden suya koyun" diye. Ben gündüzden koydum noolacak? Nohutun geceyi gündüzü ayırma zekası var mı? Olmaz diyosan döküp geceden basayım suya. Naapacaksam bir kilo nohutu. Haşlayıp buzdolabı poşetiyle buzluğa ordan da bu neydi lan diye çöpe herhalde. Dur bakalım hayırlısı..

Bir de toz alma olayları var ki hiç sevmem. Bir süre üfleme, hırkanın koluyla ucundan silme yöntemi uygulamayı düşünüyorum. Sonra "bebene mi bakacam evi mi temizleyecem" diye çemkirip yırtarım gibime geliyor. Balkonlar bira şişesi dolu. Kadın nası olsa atacak diye dağıttık tabi. Ne olacak onlar. Bira şişesinden diy falan olmuyor mu.

Bu arada temizlik yaparken tv2'de aşk-ı memnu izliyorum. Bizim cemiyet hayatının dizisi tabi. Ziyagiller, Zoigiller falan yakınız yani biz. Öyle evde zengin dizileri hep açıktır bizde. Kim naapmış, ne demiş falan merak ediyor insan. Geçen annem bizim konağın terasına ip gerip çarşaf asmış. Ay nasıl rezil oldum. Koskoca konakta allı güllü çarşaflar sallanıyor skandal. Katyaaa Katyaaa diye sayıklayarak uyanmışım.

Bak saat kaç oldu hala yemekte yapmadım. Dün anneme gittiydim, yemeğin yoksa şu patlıcan oturtmayı al git dediydi. Keşke alaydım. Burun kıvırdığım oturtma şimdi bana oturtmakta. Hadi bizi yemeğe götür diye adama azcık göz mü süzsem ki. Sağ omuzu da şöyle hoplata hoplata hadi ama tatlım falan desem. Valla terliği aldığı gibi fırlatır kafama. Cıks. Biz bu akşam açız. Size afiyet olsun.

Boğazınızdan geçsin. Ziyade olsun.

Hürmetler..

mobil hareketler
Location:Ev

Temizlikle Alakalı Zırvalar

Bugün ne oldu ya?

Valla sabah uyandım, bişeyler oldu, eve geldim çamaşır serdim ve yatıcam. Temizlikçi kadın yine beni terk etti. Lan amma baseni kalkmış bunların ya! Zengindik haftada bir alıyorduk. Son zamlardan sonra holdinglerin üçünü kapattık. On beşte bir alalım bari kadını dedik, kadın bizi ezim ezim ezikledi, bastı kalayı gitti!

Akşama kadar balkonunda sigara ve çay içebileceği başka evlerin kadını oldu. Her zamanki gibi söylemek istediklerimi de söyleyemedim. Peki hadi güle güle dedim. Astrolojimi, burcumu zkiim afedersin. Ah ulen şu şirret akrep kadınlarından olacaktım ki ağzını caaart diye ayırıp sokağa atardım ya ben onu. Neyse.

İşte kadın bugün gelmeyince, biriken işler bende önce felç sonrasında hafıza kaybı olarak şey etti. Valla temizlikten anlamam demiştim ya, karıya da laf sayamamanın hırsıyla evi köpürte köpürte yıkadım. Günde 100 tl, pazarları çalışmasam ayda kaç tl eder diye hesap bile yaptım. Sonucu bulamadım ama işte her ay bi luivitong çanta alırdım herhalde.

Yeni birini bulana kadar evde kirden tasarruf edecek yöntemler bulmam lazım. Sekiz banyodan beşini kullanmasak mesela. Aslında herifi evden yollasak tasarrufun babası olur da. Naapacan evimin direği işte. Lan hakkat bu adamın dağınıklığı ile üç aya helvamı yersiniz olum. Titreye titreye nalları dikerim valla. Bu da kesin üstüme evlenir, mezarda bile ters döndürür beni. Yok yok. Ben, beni ilk terk eden Nurteni arayayım yarın. Ocağına düştüm Nurten diyim, ağlıyım azıcık.

Annemi çağırdım öğlen. Gel yardım et diye. Ay o da süslenmiş, püslenmiş, saçları yaptırmış, kokuları sıkmış geldi şıkır şıkır. Soyun anne dedim, altına ağı yırtık taytlarımdan birini giydirdim, verdim eline viledayı. Sildi, süpürdü, mutfağı halletti. Ben de kızla ilgileniyormuş gibi yapıp nette gezindim tüm gün. Ne olacak işte benim kız da yarın bana bunu yapacak. Annelik zor bebeğim afsdafadfd (o efekti bir türlü tutturamıyom ya asdaadsadad klanfglknfgl cnxjanfqh olmuyo işte, sen sapıkça bir kahkaha attığımı düşün)

Bak mesela şimdi. Adam yattı. Kanepenin üstünde bitmiş ayran şişesi, kasede kaşıkla yenmiş bişiiler, bir adet rakı bardağı, terlik, kırış kırış duran koltuk örtüsü. Yattığı yerin (bebeden sonra odalar ebedi ayrıldı biloorsun. kaç yaşında adamlarız aynı yatağa girecek halimiz yok) başında otuzsekiz tane su bardağı.

Kapının önü yine ayakkabı dolu, evde kına gecesi, nişan varmışcasına. Geçen gün o ayakkabıları dolaba koyarken bana "ya ben koyacaktım" dedi. Ney dedim? Ne yapacaktın? Lan olum dedim bas git adamın asabını bozma! Yerine koyacakmış. Dalga geçiyor benle..

Bu gün de böyle sona erdi işte. Makinada hala çamaşır var. Yarın sadece tuşuna basılacak şekilde ayarladım. Bulaşık makinası şimdi durdu. Tabii ki ses olmasın diye toplayamayacağım. Yarın kahvaltı etmek yerine bulaşık yerleştiricem. Kahve içmek yerine çamaşır yerleştiricem. Banyo yapmak yerine yemek yapıp, tuvalete girmek yerine de altıma edicem.

Evde metrekareye düşen bok miktarına katkım olsun. Tek derdim akşam kuzey&güneyi izleyebilmek. Evet şimdi hep beraber elele tutuşup tek derdimizin akşam kuzeyi izlemek olmasına şükrediyor ve evrene her eve bir kuzey mesajı yolluyoruz. Ommmmmm...

mobil hareketler
Location:Ev

Monday, October 1, 2012

Evlen ve Doğur Temalı Şeeler

Yazdıklarımı okudum da milleti evlilikten, bebekten soğutmuşum. Adam benle evlensin diye elli takla attım halbuki. Pardon da okulun en havalı en yakışıklı adamıyla evlendim. Hiç mütevazı olamayacağım bu konuda. Bebeyi daha hazırlıkta kafesledim. Kesin ayrılırlar, çocuk bize kalır diye düşünen kaltaklar avuçlarını yaladı. Hepsi şimdi kel kafalı, göbekli kocalarına bakıp küfrediyordur bana. Meh Meh Meh..

Evlilikte evlilik işte. Büyük büyük laflar etmeye gerek yok. Anan baban nasıl evliyse biz de öyleyiz. Bizimki korktu başlarda özgürlüğüm kısıtlanır mı, arkadaşlarımla görüşemem mi falan diye!!

Arkadaşlarına öyle tutkuyla bağlı ki ben nikahta birinin çıkıp "durun ben hamileyim" diye atlamasını bekledim valla. Neyse sadece ıslıkla protesto ettiler allahtan..

Ne bekliyon hacı evlilikten. Çalışıyorum, eve geliyorum, yemek yapıyorum, adam geç geliyor, yemek soğuyor, etraf dağınık, vur alkolün gözüne oh mis. Çalışıyorum eve geliyorum, yok anasını aramamışım, yok tanasına selam vermemişim, babasına şöyle demişim falan filan.

Çalışıyorum eve geliyorum yok çorabı nerde yok kemeri nerde. Hayat bu. Ama güzel bak sorumluluk sende, dekorasyon sende, faturalar sende, mutfağın var daha ne istiyorsun. Her genç kızın hayali.

Yüzbin baloncuklu sene olmuş hadi bebek yapalım. Bir heyecan bir mutluluk. Hamilesin hayat çok nefis, adam gözünün içine bakıyo. Erkekse hele başının tacısın, kızsa soyu tükenecek yastasın.

Sonra bebek bir geliyor abicim dünya toz pembe, adam her işine yardımcı, karım da karım diyor başka bir şey demiyor. Sen yat ben bakarım diyor, sen git ben oynarım diyor, sen gez ben yediririm diyor. Ay ne tatlı bir hayat.

Ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar.

Diye bitiyor bu masal.

Yersen.

Sonra o bebek gözünün içine bakıp bir gülüyor, ay dünyalara değişmem.

Adamı övdüm, evliliği övdüm, bebe de gözüne baktı gülümsedi. E daha ne diyeyim?

Hadi sevin, evlenin, çocuk yapın.

Sonra yine elime düşersiniz.

mobil hareketler
Location:Ev
 
Designed by Beautifully Chaotic